Birleşmiş Milletler 1977 yılında 8 Mart'ı Dünya Kadınlar Günü ilan etti. Kadınlara eşit hakların verilmesinin Dünya barışını güçlendireceği kabul edildi. Böylece 8 Mart, dünyada kadınların yüzyıldır yürüttüğü özgürleşme mücadelesinin kutlandığı ve kadınların güncel taleplerinin ifade edildiği bir gün haline geldi. Bununla birlikte Dünya Kadınlar Günü'nün geçmişi çok daha eskilere uzanır. Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı 8 Mart 1857 yılında ABD'nin New York kentinde başladı. Konfeksiyon ve tekstil fabrikalarında çalışan 40.000 işçinin insanlık dışı çalışma koşullarına ve düşük ücrete karşı başlattığı grev, polisin saldırısıyla kanlı bitti. Saldırı sırasında çıkan yangında çoğu kadın 129 işçi can verdi. 8 Mart'ın kökü, bu acı olaydadır.
Dünya Kadınlar Günü, Türkiye'de, ilk kez 1921 yılında kutlandı. Ülkemizde, kadını zayıf ve ikinci sınıf sayan çağdışı anlayış, karşısında Mustafa Kemal Atatürk'ü gördü. Kadınların erkeklerle eşit olduğunu ve onlar olmaksızın çağdaş bir Türkiye'nin kurulamayacağını çok iyi bilen Atatürk, Türk kadınına çağdaş haklarını verdi. Türk kadını, Atatürk sayesinde birçok Avrupalı kadından önce seçme seçilme hakkına sahip oldu. Atatürk, toplumun her alanında kadın ve erkeğin omuz omuza yürüdüğü bir Türkiye hedefliyordu. Ancak Atatürk'ün kadınlara bakış açısının bugünün Türkiye'sinde kendini bulamadığı da bir gerçektir.
Seymen- 09 Mart 2010 16:43
Kadınlarımızın ve Annelerimizin Gününü Kutlarım.
Saygılarımla.
Tahir ACAR
SEYMEN Gıda Ltd.Şti. / ANKARA
www.seymen.net
Yorum Gönder
Yorum Gönderebilmek için Üye Girişi yapmalısınız yada Sitemize Üye Olmalısınız.
Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır.Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.